Estetik Dergisi

MEDİKAL ESTETİK UYGULAMALARDA SON TREND: MEZOBOTOKS

MEDİKAL ESTETİK UYGULAMALARDA SON TREND: MEZOBOTOKS

Doğal ve ifadesini kaybetmemiş bir yüz beklentisi, kaliteli yaş almak isteyen hastalarımızın en büyük talebi. Daha somut açıklamam gerekirse artık hastalarımızın büyük çoğunluğu hiç hareketsiz bir alın, kalkmayan kaşlar istemiyor. Bunun yerine kırışıklık ve çizgilenmenin olmadığı ama mimiklerini daha kontrollü kullanabilmesini sağlayan tedaviler talep ediyor. Benzer doğrultuda son bilimsel yayınlar, hekimleri yüzdeki doğal çalışma sistemini koruyarak ona ihtiyacı olan yapıtaşlarını vermeye yönlendiriyor. Biliyoruz ki yaş almanın doğal bir neticesi olarak tüm vücutta üretim azalıyor, yıkım nispeten artıyor. Yani cilt yaşlanması da aslında normal bir süreç. Fakat burada dikkat edilmesi gereken nokta şu: Kalitesiz yaşlanan ciltte cilt hastalıklarının ortaya çıkma ihtimali artar. Nasıl ki kemik erimesi ileri yaş bayanlarda çok sık görülüyor diye tedavisiz bırakmıyorsak, aynı şekilde ciltteki incelme, nem eksikliği, elastikiyet kaybı, yağlanma, terleme gibi problemler yaşına göre beklenenden fazla ise, onun dengelenmesi biz hekimlere göre kozmetikten çok daha büyük anlamlar taşıyor.

Konu kozmetik olunca mezoterapiden mutlaka bahsetmemiz lazım. Bir hastam “mezoterapi yaptırdım” dediği zaman aslında ben sadece cildine bir şeyler enjekte edildiğini anlıyorum. Biraz açmak gerekirse mezoterapi, cildin dermis tabakasına yönelik uygulamaların genel adı. Derimiz fonksiyonel olarak üç katmandan meydana gelir. Ortadaki katman mezodermden gelişen dermis tabakasıdır. Dermiste cilde elastiklik veren kolajen, nem veren hyalüronik asit, cildi yenileyen fibroblast hücreleri, cilde rengini veren melanositler ve atıkları toplayan makrofaj hücrelerinin yanı sıra kıl kökleri, cildin yağ bezleri, ter bezleri, damarlar ve sinirler bulunur. Bu yapılar bir düzen içerisinde çalıştığında parlak, canlı, elastik bir cilde sahip oluruz.

Tıp dünyasındaki son trend kozmetik uygulamalara baktığımız zaman bir mezoterapi uygulaması olan mezobotoks ön plana çıkıyor. Mezobotoks dediğimiz uygulamalarda botulinum toksin, genellikle hyalüronik asitle birlikte cilt içine enjekte ediliyor. Böylelikle mimik hareketleri korunurken ciltte ince kırışıklıkların gelişmesi engellenmiş, cildin nem ve elastikiyet kaybı giderilmiş oluyor. Klasik botulinum toksin uygulamalarında, toksin kas içine enjekte edilerek kasın çalışması durduruluyor. Böylece cildin hareket kabiliyeti ortadan kalkmış ve çizgilenmesi engellenmiş oluyor. Eğer kas içine botoks uygulamaları yapılırken cildin ihtiyaçları giderilmezse ileri yaşlarda ince, kalitesini yitirmiş fakat hareketsizlikten dolayı derin çizgi de gelişmemiş yani atrofik bir cilt karşımıza çıkıyor. Mezobotoks tek uygulama ile ciltte derin kırışıklıklar gelişmesini önlerken aynı zamanda cildin sağlıklı görünümünü korumamıza olanak sağlıyor.

Mezobotoks, ince kırışıklıklara ve ciltteki sarkmalara yönelik çok etkili bir tedavi seçeneği olarak günümüzde sıkça kullanılıyor.

Özellikle ciltteki sarkmaya bağlı olarak çene hattı, yıllar içinde bozulabilir. Mezobotoks çene hattının korunmasında ve boyundaki kırışıklıkların tedavisinde de oldukça etkili bir yöntem. Tüm tedaviler gibi cildin sağlıklı yaş almasına yönelik tedavilere de erken dönemde uygun dozlardaki uygulamalarla başlamak gerekli; ne fazla ne eksik.

Yağlı cilt…

Mezobotoks yani cilt içine botulinum toksin uygulamalarının diğer bir kullanım alanı yağlı ciltler. Yağ bezlerinin aşırı çalışmasına bağlı ortaya çıkan yoğun yağlanma, geniş gözenek ve sivilce problemlerinde mezobotoks uygulaması, yağ bezlerinin çalışmasını kontrol altına alıyor. Böylece hastanın cildindeki aşırı yağlanma problemi ortadan kalkmış oluyor. Mezobotoks tedavisinde yağlı ciltler için önerilen diğer tedavilerin aksine ciltte kuruluk, soyulma, lekelenme gibi yan etkiler beklenmiyor.

Aşırı terleme…

Ciltte bulunan ter bezlerinin normalden fazla çalışması sonucu hareketsiz haldeyken bile terleme hiperhidroz olarak bilinen bir cilt problemidir. Genellikle koltukaltı, el ve ayak tabanında görülmekle birlikte vücudun herhangi bir bölgesinde normalden fazla çalışan ter bezi varsa hiperhidroz görülebilir. Hiperhidroz tedavisinde de mezobotoks bir tedavi yöntemi olarak sıkça kullanılıyor. Mezobotoks uygulaması ile aşırı çalışan ter bezlerinin asetilkolin reseptörleri kapatılarak ter üretmesi durduruluyor. Sağlıklı terleme normal çalışan ter bezleri ile devam ediyor. Mezobotoks tedavisi ile aşırı terlemeye bağlı gelişebilecek enfeksiyon ve ciltte renk koyulaşması gibi problemlerin de önüne geçilmiş oluyor.

Mezobotoks uygulamaları tıp dünyasında yerini henüz yeni almaya başlamış olmakla birlikte, ilerleyen yıllarda kullanım alanının artacağını şimdiden söyleyebiliriz.

Yağlı saçlar…

Saç dökülmesi…

Kötü iyileşmiş yara izleri…

Ultraviyole ışınların sebep olduğu fotoyaşlanma…

Şimdilik ciltte rejuvenasyon, rejenerasyon ve lifting etkisi ile sağlıklı cildin korunması, hiperhidroz tedavisi, yağlı cilte sebum regulasyonunun sağlanması mezobotoksun güvenle kullanıldığı alanlar. Bu alanlarda hem hastalarımızın doğal görünümlerini koruma taleplerini hem de koruyucu hekimlik anlayışındaki sağlıklı olanı koruma felsefesini beraber karşılıyor. Dolayısıyla mezobotoks tedavisi severek ve güvenle kullandığımız medikal estetik uygulamalarından birisi olarak ön plana çıkıyor.

Kaynakça: Clinical Effects on Skin Texture and Hydration of the Face Using Microbotox and Microhyaluronicacid. COSMETIC July 2018

Evaluation of the Microbotox Technique: An Algorithmic Approach for Lower Facce and Neck Rejuvenation and a Crossover Clinical Trial. PLAST RECONSTR SURG September 2018

Efficacy and possible mechanisms of botulinum toxin treatment of oily skin. JOURNAL OF COSMETİC DERMATOLOGY April 2019

Botulinum toxin: Pharmacology and injectable administration for the treatment of primary hyperhidrosis J AM ACAD DERMATOL April 2020

Is There a Therapeutic Effect of Botulinum Toxin on Scalp Alopecia? Physiopathology And Reported Cases: a Systematic Review of The Literature. J PLAST RECONSTR AESTHET SURG May 2020

04/10/2020
Paylaş: