Estetik Dergisi

GÜNCEL DERMATOKOZMETİK SORUNLAR VE UYGULAMALAR - Uz.Dr. Menekşe Öztürk Dermatoloji Uzmanı

GÜNCEL DERMATOKOZMETİK SORUNLAR VE UYGULAMALAR - Uz.Dr. Menekşe Öztürk Dermatoloji Uzmanı
Güzel görünmek ve çekici olma arzusu insanları her çağda etkilediği için kozmetik işlemler hep gündemde olmuştur. Güzellik bilimsel olarak var olan, ancak ölçüsü olmayan soyut bir kavramdır. Kozmetik kullanımında amaç yüzde canlılık, parlaklık, ışıltı ve aydınlık sağlamak yani daha genç bir görünüm oluşturmaktadır.

Deri yaşlanması kronolojik ve fotoyaşlanma olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Fotoyaşlanma’da güneşe sürekli maruz kalma sonucunda ciltte ince ve derin kırışıklıklar, telenjiyektazi, hiperpigmentasyon ve doku kalınlaşması şeklinde cilt hasarı görülmektedir. Fotoyaşlanmış deri kırışık, sarkık, kaba, ve düzensiz pigmentasyonlarla karekterizedir. Hızlı kentleşme ve dünya çapında artan enerji tüketimi insan vücudunu çevre kirliliğine maruz bırakmaktadır. Çevresel faktörlerden en çok bilineni ultraviyole radyasyonu olup daha az bilineni fakat sağlık için potansiyel bir tehlike arz edeni ise dış ortam hava kirliliğidir. Derimizin hava kirliliğine uzun süre ve tekrarlayan şekilde maruz kalması ile oksidatif hasar oluşarak deri yaşlanma hızı artar. Sigara dumanı tüm insan vücudu üzerinde genel olarak olumsuz bir etkiye sahip olduğu gibi deri yapısını da bozmaktadır.

Son yıllarda yüz şekillendirmede uygulanan tekniklerdeki gelişmeler hem yaşlanmanın olumsuz etkilerinin düzeltilmesi hem de yüzün yeniden yapılandırması amacıyla kullanılabilmektedir.
 
HİPERPİGMENTASYON VE KİMYASAL SOYMA (PEELİNG)
Hiperpigmentasyon deri renginde koyulaşmayı ifade eden bir terimdir. Kozmetik açıdan önemli bir problem olup yaşam kalitesini ve sosyal hayatı olumsuz yönde etkilemektedir. Hiperpigmentasyon problemi yaşayan kişilerde peeling işlemi uygulanabilir. Peeling bir kimyasal soyma işlemidir.
-Kimyasal soyma işlemi ile uygun hastalarda uygun protokollerin seçimiyle yüz güldürücü sonuçlar elde edilebilmektedir.
-Kimyasal soyma, epidermise uygulanan bir kimyasalın kontrollü hasar oluşturarak epidermal yenileme ve dermal neokollejenazı uyarma işlemidir.
-Kimyasal soyma işlemi, yaşlanmış derinin yapısal özelliklerini düzeltmek, hafif ve orta şiddetteki kırışıklıkları ve hiperpigmentasyonu azaltmak, aynı zamanda çeşitli epidermal lezyonların tedavisi için de kullanılan değerli bir yöntemdir.
-Kimyasal soyma ayrıca cildi ölü tabakalardan temizleyerek, cildin tazelenmesine olanak tanır.

AKNE VE AKNE İZLERİ
Cildimiz sosyal yaşantımızda önemli bir iletişim organımızdır. Pürüzsüz ve genç bir cilde sahip olmak herkesin arzusudur ve bizim toplum içinde kendimize güvenimizi arttırır. Gerek akne gerekse geriye kalan izleri kişiye özgüven kaybı gibi problemlere yol açar. Bu nedenle akne dermotologlar tarafından tedavi edilmelidir. Halk arasında akne ergenliğin belirtisidir, zamanla düzelir şeklinde yanlış bir inanış vardır. Uzun yıllar devam edebilmesi skar oluşumu, psikososyal sorunlara yol açabimesi nedeniyle aknenin tedavi edilmesi gerekir.
-Akne klinik olarak komedon papül, püstül, nodul ve skarla karekterize pilosebase ünitenin kronik bir hastalığıdır. Akne tedavi edildikten sonra geride skar bırakabilir. Akne skarları atrofik ya da hipertrofik olabilir.
-Akne skarlarında birçok tedavi seçeneği vardır.
-Atrofik akne skarlarında kimyasal peeling, dermabrazyon, lazer/RF tedavileri, punch teknikleri, dermaroller ile iğneleme, trombositten zengin plazma (PRP), kök hücre ve kombine tedaviler önerilirken hipertrofik skarlarda intralezyonel steroid, kriyoterapi ve cerrahi teknikler önerilmektedir.
 
MEZOTERAPİ
Mezoterapi cilt yenileme, anti-aging, bölgesel zayıflama, selülit, çatlaklar, lekeler, yara izleri, saç dökülmesi gibi deri hastalıklarının tedavisinde kullanılır.
Mezoterapi; minerallerin, vitaminlerin, aminoasitlerin, enzimlerin ve diğer bioaktif maddelerin kişiye ihtiyaç doğrultusunda intradermal ve subkutan yol ile enjekte edilmesiyle uygulanır.
 
BOTİLİNUM TOKSİN UYGULAMALARI
Sanıldığının aksine bu bir yılan zehiri değildir. C.botilinum isimli bakterinin ürettiği bir toksindir. Laboratuar şartlarında üretilerek kullanıma sunulmuştur.  Kozmetik anlamda en çok cilt kırışıklıklarının azaltmak için kullanılan bir yöntem olarak bilinir. Clastridium botulinum isimli bakterinin metobolik ürünü olan Botulinum toksini kullanılır. Alın, göz çevresi, kaz ayakları, kaş arası, burun yan duvarı, ağız çevresi dinamik kırışıklıkları ve boyundaki bantlar için uygulanır. Botilinum toksini yüzün bu bölgelerindeki kasların kasılmasını geçici olarak bloke ederek daha genç bir yüz görünümü elde etmemizi sağlar.
Botilinum toksini kozmetolojide kırışıklık tedavisi yanında koltuk altı terleme şikayeti için de kullanılabilir. Uygulandıktan sonra etkisi saatler içinde başlar ancak etkinin tamamlanması iki veya üç hafta sürer. Etkinin ortadan kalkması 3 aydan sonra başlayarak 6 aya kadar devam eder.
Kozmetik uygulamalar dışında migren, tortikolis, anal fissür gibi rahatsızlıklarda da tedavi edici ajan olarak kullanılmaktadır.
 
DOLGU
Medikal estetik alanında en çok kullanılan yöntemlerden biridir.
Anatomik olarak uygun yapıda, gölge ve çizgilerin bulunmadığı bir yüze sahip olma isteği geçmişte olduğu gibi günümüzde de insanlar için oldukça önemlidir.
Yaşlanma ile birlikte yüzün temel yapısını oluşturan kemik doku hacmini kaybetmekte ve yumuşak dokular yer değiştirmektedir. Derinin yapısında, hacminde ve renginde değişiklikler meydana gelmektedir. İnce çizgiler, derin kırışıklıklar ve daha belirgin aktif kırışıklıkların ortaya çıkmasına ek olarak azalan cilt tonusu, yağ kaybı ve kemik değişiklikleri yüz dolgunluğunun kaybolmasına katkıda bulunan başlıca faktörlerdir. Dolgu uygulanması bu değişimlerin düzelmesi için seçeceğimiz cerrahi dışı yöntemlerdendir. Günümüzde en sık kullanılan dolgu maddeleri hyaluronik asit (HA) içeren dolgulardır. İdeal bir dolgu maddesi nonimmunolojik, biyolojik olarak uyumlu, uzun etki süreli, yan etki potansiyeli düşük olmalı ve doğal görünüm vermelidir.

PRP
PRP (Plateletten Zengin Plazma) kişiden alınan kanın santrifüj edilerek, trombositlerinin ayrılması ve bu trombositlerin içindeki keseciklerde bulunan büyüme faktörlerinin istenilen dokulara verilmesi prensibine dayanır. Bu aşamalar kullanılan PRP kitine göre farklılıklar gösterebilir. Ayrıca bazı uygulamalarda bu kesecikleri aktive eden katalizör maddeler de kullanılmaktadır.

Steril şartlarda çalışıldığı sürece enfeksiyon riski yoktur. Büyüme faktörlerinin etkisi ile verildiği dokuda bir gençleşme ve yenilenme başlar. Saç dökülmesini dramatik bir biçimde durdurur. Göz çevresinde dikkate kullanılmalıdır, ancak doğru kullanıldığında sonuçlar yüz güldürücüdür. 
 
İP UYGULAMALARI
Cilt altına uygulanan ve genellikle PDO, PLA gibi cerrahi dikiş materyali hammaddesinden üretilmiş ipliklerle kollajen uyarılmakta ve doku sıkılaşması, elastikiyeti ve cilt yenilenmesi amaçlanmaktadır. Bu etkilere ilave olarak bazı iplerde kanca ve koni gibi yapılar mevcut olup; dokuyu asmak veya germek de mümkün olabilmektedir.
  
Benzetildiği yapıya göre örümcek ağı, baklava dilimi, örgü gibi adlarla anılsa da temel prensip değişmemektedir. Adını bazen üretildiği ülkeden bile aldığı olmuştur. Oluşan yeni kollajen ve fibrozis neredeyse kalıcı bir etki oluşturmaktadır.

Uygulama bölgesine ve istenilen etkiye göre farklı boy ve özellikte ipler kullanılmaktadır. Uygulama sonrası 2 gün aşırı ovalama hareketi önerilmemektedir. Bir hafta süre ile askı maskeler uygulandığında sonuç daha hızlı ve uzun süreli olabilmektedir.
 
03/04/2021
Paylaş: