Estetik Dergisi

SAÇ EKİMİNDE SON TEKNİKLER - Dr. Mahmut Alankaya

SAÇ EKİMİNDE SON TEKNİKLER - Dr. Mahmut Alankaya
  
 
  İstanbul gerek sunulan hizmetin çeşitliliği, gerek bu işlemi yapan doktorların başka ülkelerdeki doktorlarla kıyaslanamayacak kadar tecrübeli olması ve gelişmiş birçok ülkede bile bulunmayacak kalitede merkezlerin bulunması gibi nedenlerle dünyada sağlık turizminin özellikle de saç ekiminin merkezi konumundadır.
 
 Saç kaybı kadın veya erkek ayrımı olmaksızın herkeste görülebilen hatta bazen çocukluk çağında bile sık karşılaştığımız bir sağlık sorunudur. Kellik problemi, çoğu insan için sosyal ilişkilerinden tutun da mesleki başarısına kadar etki eden psikolojik stres kaynağı olabilmektedir. Otoimmün hastalıklar, hormonal bozukluklar, dermatitler gibi çok çeşitli nedenlere bağlı olmakla birlikte erkeklerde saç dökülmesinin en sık nedeninin genetik geçişli androjenik alopesiya dediğimiz erkek tipi saç dökülmesi olduğunu söyleyebiliriz.
   Günümüzde saç restorasyon tedavileri sebeplere yönelik tedavileri de kapsayan çeşitli seçenekleri içeriyor fakat biz bugünkü yazımızda kişilerin kendi saç kökleri kullanılarak saçsız alanlarının düzeltildiği saç ekim operasyonlarından olan FUE yönteminden bahsedeceğiz. Kendisi de yakın zamanda saç ektirmiş biri olarak rahatlıkla söyleyebilirim ki saç ekim operasyonu çok sık yapılan son derece konforlu, tıbbi değerlendirme sonucu uygun olduğu görülen herkese uygulanabilen;  özellikle son teknolojilerle birlikte doğal görünüm elde edilebilen başarı oranı yüksek bir işlemdir.
    Kişilerin ense bölgesinde bulunan güvenli alan dediğimiz bölgeden dökülmeye dirençli köklerin bir mikro motor yardımıyla bire birer alınıp, dökülme yaşanan bölgelere nakil edilmesidir FUE saç ekimi. Saç ekimi büyük çoğunlukla işlem yapılan yerin bölgesel olarak uyuşturulduğu lokal anestezi altında yapılan bazen özellikle iğne fobisi olan hastalarda sedasyon uygulanarak da yapılabilen basit cerrahi bir işlemdir.  Bazı durumlarda donör alanındaki köklerin yetmediği görülüp hedeflenen kök sayısına ulaşmak için sakal gibi vücudun başka bölgelerinden de saç follikülleri alınıp kullanılabilir. Köklerin alım aşamasında kök kalınlığına uygun malzemeler seçilerek doku minimum travmatize edilmeli, fazla alımlardan sakınılarak alım bölgesinde boşluklara sebebiyet verilmemelidir.  Kişinin boş alanının büyüklüğüne ve donör alanının durumuna göre belli aralıklarla birden fazla saç ekim operasyonu da planlanabilmektedir. Nakil yapılacak alanı hazırlarken kullandığımız safir kalemleri ile ekim veya DHİ kalemleriyle ekim gibi yöntemler iyileşmeyi hızlandırarak doğal ve sık bir görünüm elde etmeyi olanaklı kılmaktadır. Hastalar işlemden bir iki gün gibi kısa bir süre sonra günlük hayatlarına dönebilmektedirler. Operasyondan sonraki dışarıdan bakıldığında görülen saç ekim yapıldığı görüntüsü hala olabilmektedir ancak bu mevcut tekniklerle artık günlerle sınırlıdır. Uygun hastalarda ekim alanı tıraş edilmeden de saç ekimi yapılmakta ve bu da doğal olarak sosyal hayata dönüşü daha da kısaltmaktadır. Ekimden sonraki ilk 2-3 aylık süreçte şok dökülme dediğimiz ekilen saçların döküldüğü bir süreç yaşanır bu hastaların hepsinde olan doğal bir süreçtir. Sonraki dönemde ekilen köklerden yeni saçlar çıkmaya başlar ve 7-8. ay civarında gözle görülür değişim beklenir.  Nihai sonuç 12 ay civarında sürer hatta taç bölgesi gibi kanlanmanın yavaş olduğu yerlerde bu süreç 15-18 aya kadar uzayabilmektedir. Yine benzer yöntemler kullanılarak sakal ve kaş bölgelerinde olan kayıplara da ekim-sıklaştırma gibi işlemler yapılmakta süreç saç ekimine paralel ilerlemektedir.
    Hastalarımızın en çok endişe ettiği nokta ekim sonrası doğallığı yakalama konusudur. Bunu sağlamanın başlangıç noktası bütün estetik operasyonlarında olması gerektiği gibi kişiye özgü bir plan oluşturmaktır. Örneğin saç çizgisi belirlenirken hastanın yüz anatomisi, eski saç çizgisi ve yeni görüntüsünden beklentisi göz önüne alınmalıdır. Saçların çıkış yönleri ve çıkış açıları doğal saçlara uyumlu olacak şekilde ayarlanmalı, hastaya en uygun ekim yöntemi seçilmelidir. Kök alım sürecinden başlanarak,  köklerin muhafaza edilmesi sürecine, köklerin yerleşeceği kanalların açılmasına, köklerin bu kanallara yerleştirilmesine kadar hatta ekim sonrası iyileşme dönemindeki takiplere kadar bütün aşmaların titizlikle yapılması bir saç ekim operasyonun başarısını belirleyecektir.
   Kayıtdışı yani merdiven altı diye tabir edilebilecek yerlerin çokluğu ve buralarda yaşanan olumsuz tecrübelere rağmen İstanbul,  gerek sunulan hizmetin çeşitliliği, gerek bu işlemi yapan doktorların başka ülkelerdeki doktorlarla kıyaslanamayacak kadar tecrübeli olması ve gelişmiş birçok ülkede bile bulunmayacak kalitede merkezlerin bulunması gibi nedenlerle dünyada sağlık turizminin özellikle de saç ekiminin merkezi konumundadır. Bu konumumuzu korumak adına bu işle ilgilenen profesyoneller olarak üzerimize düşenin mümkün olduğu kadar çok hastaya ulaşıp hastalarımızı doğru, gerçekçi bir şekilde bilimin ve kanıtın ışığında bilgilendirmeye devam etmeliyiz.  Herkese sağlıklı ve mutlu günler diliyorum.
 
18/05/2021
Paylaş: