Son dönemlerde genital estetiğe olan taleplerde büyük bir artış gözlemlemekteyiz. Bu konu ile ilgili olarak Dr. Abdülkadir Güllüce'nin kliniğinde biraraya gelerek merak edilenler hakkında sizler için keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.
Sizi biraz tanıyabilir miyiz?
Elbette. 1988 yılında Erzurum’da doğdum. Eğitim hayatıma Erzurum Fen Lisesi’nde başladım ve ardından Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun oldum. İlk olarak acil tıp alanında uzmanlık sürecine başladım ancak cerrahiye ve özellikle plastik cerrahiye olan ilgim nedeniyle tekrar TUS’a girdim ve bu kez kadın hastalıkları ve doğum uzmanlığını tercih ettim. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde kadın hastalıkları ve doğum ihtisasımı tamamladıktan sonra mecburi hizmet için Şırnak’a gittim.
Şırnak, doğum oranlarının oldukça yüksek olduğu bir bölge ve burada pek çok kadının doğum sonrası yaşadığı sağlık problemleriyle yakından ilgilendim. Özellikle genital estetik ve ürojinekoloji alanında birçok ameliyat gerçekleştirdim ve ulusal ile uluslararası düzeyde eğitimlere katılarak kendimi bu alanda geliştirdim.
Mecburi hizmet sonrasında İstanbul’a döndüm ve kısa bir süre Mimar Sinan Devlet Hastanesi’nde çalıştım. Ardından Beylikdüzü’nde kendi özel muayenehanemi açmaya karar verdim. Şu anda hem gebelik takipleri hem de kadın hastalıkları ve genital estetik alanında hastalarıma hizmet vermeye devam ediyorum.
Genital estetik nedir?
Genital estetik, kadınların yaş, doğum veya travma gibi çeşitli nedenlerle karşılaştıkları anatomik ya da estetik problemleri gidermeye yönelik cerrahi ve kozmetik işlemlerin genel adıdır. Bu işlemler, kadının hem özgüvenini artırmayı hem de fonksiyonel rahatlık sağlamayı hedefler.
Örneğin labioplasti, iç dudakların şekillendirilmesi; klitoral hudoplasti, klitorisi örten fazla deri dokusunun düzeltilmesi; vajinoplasti, genişlemiş vajinanın daraltılması gibi işlemleri kapsar. Bunun yanı sıra, dış dudak dolgusu (labium majora plasti) gibi işlemler estetik görünümü ve genç bir imajı destekler.
Ayrıca, doğum travmalarına bağlı perine bölgesinin onarılması, genital renk açma uygulamaları gibi kozmetik ve yenileyici tedaviler de genital estetik kapsamına girer. Bu işlemler, kadınların kendilerini daha konforlu ve güvende hissetmelerini sağlayan, küçük dokunuşlarla büyük farklar yaratabilen estetik çözümler sunar.
Genital estetikte hangi işlemleri uyguluyorsunuz? Ve bu işlemler kombine olarak yapılabiliyor mu?
Elbette. Genital estetik alanında en sık uyguladığımız işlemler arasında labioplasti, yani iç dudak estetiği ve vajinoplasti, yani vajinanın daraltılması yer alıyor. Bu temel işlemlerin yanı sıra, pek çok farklı müdahaleyi de kombine edebiliyoruz. Örneğin, labioplasti ameliyatına genellikle klitoral hudoplasti ekleyerek daha bütüncül bir estetik sonuç elde edebiliyoruz.
Ayrıca, eğer hastamızda doğuma bağlı perine bölgesi travmaları varsa, perineoplasti ile bu bölgeyi onarabiliyoruz. Dış dudaklarda hacim kaybı varsa yağ dolgusu veya hyalüronik asit dolgularıyla dış dudakları şekillendirip genç ve estetik bir görünüm kazandırmak da mümkün.
Kısacası, genital estetikte bu işlemleri sıklıkla kombine ederek hastanın ihtiyaçlarına özel, kapsamlı ve kişiselleştirilmiş çözümler sunabiliyoruz. Bu sayede hem estetik hem de fonksiyonel açıdan en iyi sonuçları elde etmeyi hedefliyoruz.
Labioplasti ve klitoral hudoplasti hangi sebeplerle yapılır? Ve bu ameliyatlardan sonra nelere dikkat edilmelidir?
Labioplasti, iç dudakların (labium minus) küçültülerek estetik ve fonksiyonel bir hale getirilmesi işlemidir. Genellikle klitoral hudoplasti ile birlikte yapılır, çünkü tek başına labioplasti yapıldığında klitoriste belirgin bir çıkıntı yani “mikropenis” görünümü oluşabilir. Bu nedenle her iki işlemi kombine etmek estetik açıdan daha uyumlu sonuçlar sağlar.
Bu ameliyatlar, özellikle iç dudakların dış dudaklardan daha büyük olduğu ve bu durumun kadında rahatsızlık yarattığı durumlarda tercih edilir. Büyük iç dudaklar sıkı kıyafet giymede zorluk, tahriş, hijyen sorunları ve ilişki sırasında ağrı gibi problemlere yol açabilir. Ayrıca bu tür dokuların fazla nemli kalması kronik enfeksiyon riskini artırabilir.
Ameliyat sonrasında dikkat edilmesi gereken en önemli konulardan biri, bu dokuların cinsel fonksiyonda da önemli bir rol oynadığıdır. Bu yüzden fazla doku alınması hem vajinal kuruluğa hem de geri dönüşü olmayan his kayıplarına yol açabilir. Bu nedenle cerrahlar genellikle en az bir santimetre doku bırakarak, simetrik ve estetik bir görünüm elde etmeye özen gösterirler. Kullanılan teknikler arasında kenar rezeksiyonu gibi farklı yöntemler bulunsa da her hasta için en uygun teknik kişiye özel olarak belirlenir.
Sonuç olarak, labioplasti ve klitoral hudoplasti ameliyatları hem estetik hem de fonksiyonel iyileştirmeler sağlar. Kadınların ameliyat sonrası dönemde cerrahlarının önerilerine uyarak iyileşme sürecine dikkat etmeleri, en iyi sonucu elde etmelerine yardımcı olacaktır.
Kombine genital estetik ameliyatlar neleri kapsar? Ve bu ameliyatların sonrasındaki iyileşme süreci nasıldır?
Kombine genital estetik ameliyatları, tek bir anestezi altında birden fazla genital estetik işleminin bir arada yapıldığı kapsamlı operasyonlardır. Örneğin, vajinoplasti ile birlikte labioplasti, klitoral hudoplasti, gerekirse doğum izi estetiği veya perineoplasti ve dış dudaklara yağ dolgusu gibi işlemler aynı seansta gerçekleştirilebilir. Ayrıca, kozmetik jinekoloji kapsamında genital renk açma gibi işlemler de bu kombine ameliyatlara dahil edilebilir.
Bu tür kombine ameliyatlar, kadınlarda hem estetik hem de fonksiyonel açıdan belirgin bir yenilenme ve gençleşme sağlar. Genellikle yaklaşık iki saat süren ve genel anestezi altında yapılan bu ameliyatlar sonrasında hastalar, bir gecelik gözetimden sonra ertesi gün taburcu edilebilir. İyileşme sürecinde hastanın doktorun önerilerine uyması önemlidir. Genellikle ilk kontrol 5-7. gün, ikinci kontrol birinci ayda ve son kontrol ikinci ayda yapılır ve bu sürecin sonunda cinsel yasak kaldırılır.
Ayrıca, bu ameliyatlar sırasında rejeneratif yöntemler de kullanılabilir. Örneğin, yağ dokusundan elde edilen kök hücreler (stromal vasküler fraksiyon) ile yara izlerinin daha hızlı ve estetik iyileşmesi sağlanabilir. Vulvar erojen alanlara uygulanan PRP, eksozom veya mezoterapi gibi işlemlerle de o bölgedeki sinir liflerinin yenilenmesi ve cilt renginin açılması mümkün olur.
Sonuç olarak, kombine genital estetik ameliyatları doğru teknik ve deneyimle yapıldığında kadınların hem estetik görünümlerini hem de özgüvenlerini önemli ölçüde artırır. Aynı zamanda cinsel fonksiyonların iyileştirilmesi ve genel konforun sağlanması da bu ameliyatların en büyük avantajlarındandır.
Vajinoplasti ameliyatı hangi durumlarda yapılır?
Bir kadının vajinoplasti ameliyatı olması gerektiğini hangi belirtilerden anlayabiliriz? Ayrıca bu ameliyatın temel amacı nedir?
Vajinoplasti ameliyatı, genellikle vajinal doğumlar, yaşa bağlı değişiklikler ya da yapısal faktörler sonucu vajinal bölgede oluşan gevşeme ve deformasyonları düzeltmek amacıyla yapılır. Vajina, esneyebilen ve genişleyebilen bir organ olduğu için özellikle çok sayıda vajinal doğum geçirmiş kadınlarda zamanla vajinal dokularda bir gevşeme ve esneklik kaybı olabilir. Bu durum, cinsel ilişki sırasında hissedilen bir gevşeklik, vajinal bolluk hissi gibi belirtilere yol açabilir.
Bunun yanı sıra, çok sayıda vajinal doğumdan sonra idrar torbası ile vajina arasındaki puboservikal fasyada gevşeme oluşabilir. Bu, idrar torbasının sarkmasına (sistosel) ve dolayısıyla idrar yapma problemlerine, örneğin idrarı tam boşaltamama gibi sorunlara neden olabilir. Aynı şekilde, rektum ile vajina arasındaki rektovajinal fasyada meydana gelen zayıflama veya yırtılma, rektosel adı verilen ve rektumun vajinaya doğru sarkmasıyla kabızlık ve defekasyon zorluklarına yol açabilir.
Vajinoplasti ameliyatı, bu tür fonksiyonel problemleri giderme amacı taşır. Yani yalnızca estetik bir ameliyat olmanın ötesinde, hastaların idrar yapma, büyük tuvaletini rahat yapma ve cinsel fonksiyonlarını iyileştirme gibi hayati işlevleri de düzeltmeye yöneliktir. Bu ameliyat sırasında, puboservikal ve rektovajinal fasya gibi destek dokulardaki hasarlar onarılır ve böylece yeterli vajinal sıkılık ve destek sağlanır.
Sonuç olarak, vajinoplasti hem estetik hem de fonksiyonel iyileşmeler sunan bir cerrahi müdahaledir. Kadınlar genellikle doğum sonrası gevşeme, idrar yapma zorlukları ya da defekasyon problemleri gibi belirtiler gördüklerinde bu ameliyatı düşünürler. Bu sayede hem günlük hayatlarında daha rahat ederler hem de yaşam kalitelerini artırırlar.
Vajinoplasti ya da kombine genital estetik ameliyatı sonrasında tekrar vajinal doğum yapılabilir mi?
Vajinoplasti ve kombine genital estetik ameliyatları sonrasında vajinal doğum tıbben mümkündür; ancak bu doğum şeklinin ameliyatla elde edilen sonuçlar üzerindeki etkileri mutlaka dikkate alınmalıdır. Vajinoplasti sırasında puboservikal fasya, rektovajinal fasya ve perine bölgesi gibi vajinal destek dokuları onarılır ve güçlendirilir. Doğum sırasında bebeğin vajinal kanaldan geçişi ise bu onarılmış dokularda yeniden gevşeme, yırtılma ya da deformasyon oluşmasına yol açabilir.
Bu nedenle vajinal doğum teknik olarak mümkün olsa da, ameliyatla elde edilen sıkılaştırma ve fasya onarımlarının tekrar bozulma riski oldukça yüksektir. Aynı şekilde labioplasti ya da klitoral hudoplasti gibi dış genital bölgeye yönelik estetik işlemler yapıldıysa, vajinal doğum bu estetik sonuçları da olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle vajinoplasti sonrası hamile kalan kadınlara genellikle sezaryen doğum önerilmektedir.
Bu ameliyatları planlarken, hasta ile detaylı görüşme yapmak büyük önem taşır. Eğer hastanın gelecekte çocuk sahibi olma isteği varsa, normal doğumun ameliyat sonrası elde edilen sonuçları bozabileceği açık ve anlaşılır bir şekilde anlatılır. Böylece hasta, hem ameliyat zamanlaması hem de doğum şekli konusunda doğru ve bilinçli bir karar verebilir.
Sonuç olarak, vajinoplasti sonrasında vajinal doğum tıbben mümkün olsa da, estetik ve fonksiyonel sonuçların korunması açısından sezaryen doğum daha güvenli bir seçenek olarak değerlendirilmektedir.
Genital estetik işlemlerde kullanılan rejeneratif kozmetik uygulamalar nelerdir? Ve bu yöntemler nasıl çalışır? Özellikle eksozom türleri ve stromal vasküler fraksiyonun cinsel fonksiyon üzerindeki etkileri nelerdir?
Genital estetik ve kozmetik jinekoloji alanında rejeneratif uygulamalar, dokuların yenilenmesi, gençleşmesi ve fonksiyonel olarak iyileşmesi için kullanılan modern yöntemlerdir. Bu yöntemlerin başında PRP (Platelet-Rich Plasma), eksozom tedavileri, mezoterapi ve stromal vasküler fraksiyon (SVF) gibi yöntemler yer alır.
PRP, hastanın kendi kanından elde edilen trombosit yönünden zengin plazmanın genital bölgeye enjekte edilmesidir. Bu sayede dokuların kendini onarması, kolajen üretiminin artması ve cildin gençleşmesi sağlanır.
Eksozom tedavileri ise hücreler arası iletişimi sağlayan ve doku yenilenmesini tetikleyen eksozomların kullanımını içerir. Eksozomlar bitkisel, hayvansal veya insan kaynaklı olabilir. Bitkisel eksozomlar genellikle hafif yenileyici etkiler sunarken, insan kaynaklı eksozomlar genital estetikte en çok tercih edilen ve güçlü doku yenileyici etkiye sahip olan türdür. Bu eksozomlar cilt elastikiyetini artırır, renk tonunu eşitler ve dokuları gençleştirir.
Mezoterapi ise vitaminler, mineraller ve diğer yenileyici maddelerin doğrudan cilt altına enjekte edilmesiyle cildin gençleşmesini ve renk açılmasını sağlar. Bu yöntemler genital estetikte sıklıkla renk tonunu eşitlemek ve cildi yenilemek amacıyla kullanılır.
Stromal vasküler fraksiyon (SVF), hastanın kendi yağ dokusundan elde edilen ve kök hücre açısından zengin bir fraksiyondur. SVF, genital bölgedeki doku rejenerasyonunu ve cinsel fonksiyonların iyileşmesini destekler. Kök hücreler, sinir liflerinin ve kan dolaşımının yeniden oluşumunu teşvik ederek cinsel duyarlılığı ve fonksiyonları artırır. Bu da genital bölgede hem estetik hem de fonksiyonel açıdan kayda değer iyileşmeler sağlar.
Son olarak, orgazm aşısı olarak bilinen vulvar erojen alan uygulamaları da klitoris çevresine ve vajina ön duvarına yapılan enjeksiyonlarla cinsel duyarlılığı artırır ve fonksiyonel bir iyileşme sunar.
Genital estetik ameliyatlar kadınların hayatını nasıl etkiler?
Genital estetik ameliyatlar, yalnızca estetik görünümü iyileştirmekle kalmaz; aynı zamanda fonksiyonel, psikolojik ve sosyal açıdan da kadınların yaşam kalitesini önemli ölçüde artıran müdahalelerdir. Bu operasyonlar, vajinal doğumlar, yaşlanma, hormonal değişiklikler veya yapısal anatomik farklılıklar nedeniyle oluşan işlevsel ve estetik sorunların giderilmesini hedefler.
Bu ameliyatların en önemli etkilerinden biri kadının kendi bedenini yeniden kontrol altında hissetmesidir. Labioplasti, vajinoplasti gibi işlemler sonrasında kadınlar hem fiziksel rahatlık hem de estetik açıdan kendilerini daha iyi hissettiklerini ifade etmektedir. Özellikle dış dudak veya iç dudaklardaki asimetri, sarkma ya da tahriş gibi sorunların giderilmesi, günlük yaşamda kıyafet seçiminden spor aktivitelerine kadar pek çok alanda rahatlık sağlar.
Fonksiyonel açıdan bakıldığında, vajinal bölgedeki gevşeme, sistosel–rektosel gibi fasya destek kayıpları veya cinsel ilişki sırasında hissedilir daralma kaybı gibi sorunlar vajinoplasti ile düzeltilir. Bu durum yalnızca cinsel ilişki kalitesini artırmakla kalmaz; idrar yapma güçlüğü, idrarı tam boşaltamama, defekasyon zorlukları gibi temel fonksiyonların da belirgin şekilde iyileşmesine katkıda bulunur.
Psikolojik açıdan ise genital estetik ameliyatlar, kadınların özgüvenini büyük ölçüde artırır. Kendini genital bölgesiyle ilgili rahatsız hisseden birçok kadın, bu ameliyatlardan sonra daha özgür, daha rahat ve daha kendinden emin bir hayat sürdüğünü dile getirir. Cinsel özgüvenin artması, partner ilişkilerinde daha sağlıklı bir iletişimi de beraberinde getirir.
Sonuç olarak, genital estetik ameliyatlar kadınların hem fiziksel hem de duygusal iyilik halini destekleyen, yaşam kalitesini artıran kapsamlı bir dönüşüm sunar. Estetik kaygılarla sınırlı olmayan bu ameliyatlar, fonksiyonel ve psikolojik faydaları sayesinde kadınlara daha konforlu, özgüvenli ve sağlıklı bir yaşam sağlar.
20/01/2026